Bir Kadın Cezaevi Hastanesinde Doğum Yapıyor
Tarih: 16.10.2025 22:22
Bir cezaevi hastanesi, hem hayatın hem de cezanın iç içe geçtiği bir mekandır. Burada, hayatın en güzel mucizelerinden biri gerçekleşmektedir; bir kadın, dört duvar arasında, özgürlüğünden mahrum olduğu bir ortamda yeni bir hayata kapı aralamaktadır. Doğum sancısı çeken kadının yüzündeki karışık duygular, korku ve umut arasında gidip gelirken, çevresindeki herkes bu anı sessiz bir merakla izlemektedir. Ebe, deneyimli bir profesyonel olarak, bu tür durumlarla sıkça karşılaştığını düşünerek gülümsemekte ve kadına cesaret vermeye çalışmaktadır. Fakat bir anda, odada yankılanan bir çığlık, anın sakinliğini bozar ve herkesin dikkatini üzerine çeker. Ebe, kadının durumunu incelediğinde gördüğü manzara karşısında dehşete kapılmıştır; bu, alışılmadık ve beklenmedik bir durumdur.
Korku dolu çığlığın yankıları, hastane odasında yayılan bir sessizliği bozar ve herkesin kalbinde bir tuhaf gerginlik yaratır. Hayatın döngüsü, bazı durumlarda tahmin edilemez bir hal alabilir; bir kadının sevgi dolu bir evlat doğurma isteği, cezanın karanlığı ile iç içe geçmiş bir kaderin parçası haline gelir. O an, bir yanda hayatın ne kadar kıymetli olduğu, diğer yanda ise özgü
dehşeti geride bırakmaya çalışırken, bir yaratıcılığın ve umut dolu bir geleceğin doğduğunu düşünmeden edemez. Her ne olursa olsun, bu kadın için hayat devam etmektedir; kendi hapishanesinde bile sevgiyle dolu bir yolculuğa çıkmak üzeredir. Hayatın karanlık köşelerine ışık tutan bu an, geleceğin belirsizliğine dair bir hatırlatmadır ve belki de en umutsuz anlarda bile umut filizlenebilir. Her bir doğum, yeni bir başlangıçtır; cezaevinin kapılarında, kollarında bir bebekle birlikte, özgürlüğe açılan yeni bir yol arayışıdır.
Muhtarın genç ve güzel çekici karısı varmış
Tarih: 16.10.2025 21:39
Muhtarın genç ve güzel karısı varmış, ama çok istekliymiş, geceleri muhtarı uyandırır o işi yaparlarmiş sabah yine istermiş, muhtar artık bu duruma dayanamaz olmuş. Muhtarın karısı bu işe Bi çare bulmam lazım yoksa kocam beni bırakacak diye düşünürken aklına Bi fikir gelmiş, Köyün üfürükcu hocasına gideyim beni okusun üflesinde isteğim azalsın demiş gitmiş hocanın yanına, hoca Muhtarın güzel karısını görünce gözleri yuvasından fırlamış, anlat derdini bakalim demiş, Muhtarın karısı utana sıkıla ” şeyy hoca efendi benim yangınım hiç sönmüyo ama artık muhtarda buna dayanamiyo demiş. Hoca sevinmiş ama belli etmemiş, senin derdinin çaresi bende merak etme demiş. Şimdi kalk arkanı dön, ellerinide duvara koy demiş, Muhtarın karısı kalkmış arkasını hocaya dönüp ellerini duvara koymuş, devamı snraki syfada…
Muhtarın Derdi Köyün muhtarı varmış, yaşını başını almış ama hâlâ dinç bir adammış. Karısıysa genç, güzel, neşeliymiş. Fakat bir derdi varmış kadının — gönlü pek ateşliymiş. Geceleri muhtarı uyandırır, gündüzleri bile gül gibi bakışlarla “haydi” dermiş. Muhtar bir süre dayanmış ama sonunda “Ben artık bu tempoya ayak uyduramam, kadın beni eritecek!” demeye başlamış. Kadın da üzülmüş bu duruma; “Kocam beni sevmekten değil, benden kaçmaktan yoruldu” demiş içinden.
Bir gün düşünmüş taşınmış: “Benim bu halime bir çare bulmak gerek. Belki köyün üfürükçü hocası bir dua eder, içimdeki ateş diner.” Toparlamış kendini, sabah erkenden hocanın kapısını çalmış. Hoca, kadını görünce bir an şaşırmış; güzelliği dillere destanmış zira. Ama kendini toparlamış, ağır ağır sormuş: “Hayrola kızım, ne derdin var?” Kadın başını öne eğmiş, mahcup bir sesle demiş ki: “Hocam, ne vakit yatsam içimde bir yangın başlıyor. Muhtar da bu halime dayanamıyor, ben de onu üzmek istemiyorum. Bir dua etseniz de biraz sakinleşsem…” Hoca bir süre düşünmüş. Hem mahallenin hocası olmanın ciddiyetini takınmış hem de içinde bir gurur belirivermiş:
“Demek herkes bana koşuyor, derdine derman diye.” “Pekâlâ,” demiş hoca. “Ama bu iş kolay değil, biraz sabır ister. Önce içindeki ateşi dua ile söndüreceğiz.” Kadın da inanmış, “Tamam hocam,” demiş. Hoca ayağa kalkmış: “Şimdi sırtını dön, ellerini duvara koy, ben arkandan okuyacağım. Dua etkili olsun diye bu şekilde yapılır.” Kadın söyleneni yapmış ama tam o anda içinden bir ses yükselmiş: “Ben ne yapıyorum böyle? Bir yabancının karşısında, kocamın derdine çare ararken başka bir yanlışın eşiğine mi geldim?” O an eli ayağı titremiş, dönüp hızla toparlanmış. “Hocam, ben bu işi dua ile değil, akılla çözeceğim,” demiş. Şaşıran hoca, arkasından sadece “Kızım nereye?” diyebilmiş. Kadın eve dönmüş, muhtar da kahvede oturuyormuş. Yanına oturmuş, yüzüne bakmış: “Muhtar,” demiş, “benim derdim ne dua ile ne ilaçla geçer. Demek ki seni çok seviyorum. Bundan böyle ölçülü olacağım; senin sağlığın da gönlün de bana emanet.” Muhtar önce şaşırmış, sonra gülümsemiş: “Bak hele, sonunda ikimiz de aklımızı
Adalet Bakanı Tun.’tan Açıklama Geldi
Tarih: 16.10.2025 17:48
Adli Tıp’tan Ek Uzman Mütalaası Talep Edildi Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü belirterek, Adli Tıp’tan ek uzman mütalaası talep edildiğini açıkladı.Van’da 27 Eylül 2024’ten bu yana kayıp olan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş, 19 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız halde bulundu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisinin cenazesi, ön otopsi işlemlerinin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi ve 16 Ekim’de Diyarbakır’da toprağa verildi.
Mahrem Bölgelerde İki Farklı DNA Tespit Edildi Adli Tıp Kurumu raporuna göre Kabaiş’in vücudunun mahrem bölgelerinde iki farklı erkeğe ait DNA izleri bulundu. Bu bulgu, soruşturmanın yönünü değiştirdi ve faillerin tespiti için çalışmaları hızlandırdı. Ailesinin Adalet Mücadelesi Sürüyor Genç kızın babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümünün üzerinden geçen zamana rağmen adalet arayışını sürdürüyor. Savcıyla yapılan görüşmeler ve Adli Tıp raporları, soruşturmanın kapsamlı ve çok yönlü yürütüldüğünü gösteriyor. Adalet Bakanı Tunç’tan Açıklama Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma çok yönlü devam ediyor. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan kapsamlı rapora ek olarak İstanbul Adli Tıp’tan ek uzman mütalaası talep edildi. Kamera kayıtları, telefon incelemeleri, HTS dökümleri ve tanık ifadeleri detaylı biçimde değerlendiriliyor. Yurtdışından uzmanlar da sürece dahil edilerek dijital materyallerin incelemeleri sürüyor. Soruşturma kapsamında hiçbir ayrıntı göz ardı edilmiyor; tüm deliller ve raporlar derinlemesine inceleniyor. Tunç, açıklamasını şöyle tamamladı: “Rojin evladımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar diliyorum.” Kaynak: https://www.haberler.com/
Altılı Soda Alanlar
Tarih: 15.08.2025 22:49
Raflardan adeta kapışılan altılı maden suyu paketlerine yönelik kritik duyurular peş peşe yayınlanıyor. Bilim insanlarının işaret ettiği beklenmedik bir tehlike, tüketicilerin alışveriş listelerini karıştıracak gibi görünüyor. Sosyal medyadaki şaşırtıcı paylaşımlar, alıcıları kaygılandırdı.
devamı sonraki sayfada…Go’rsele ilerleyiniz…
Bir grup arkadaş sahilde
Tarih: 15.08.2025 16:15
sakin bir öğleden sonra bir evin arka bahçesinde keyifli vakit geçiriyordu. Güneşli hava, kahkahalar ve sohbetlerle dolu huzurlu bir ortam vardı. Her şey gayet normal ve güzel gidiyordu ki, bir anda evin içinden kulakları delen korkunç bir çığlık yükseldi. Herkes bir anda irkildi, ne olduğunu anlamaya çalışarak panik içinde birbirlerine baktılar.Üs-tteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz..
Düğün sırasında kayınvalidem yanıma gelip peruğumu çıkardı
Tarih: 15.08.2025 15:21
sonunda doktorun kulağına fısıldadığı iki o kelimeye tutunmuştu: “Sağlıklısın.” Chemoterapi masrafları, hastane koridorlarının soğukluğunda kaybedilen saçları andıran acılar geride kalmıştı. Mutluluğu taptazeydi—sevgilisi diz çöküp yüzüğünü uzattığında gözyaşları, korkuyla mutluluğun iç içe geçtiği bir dans gibiydi. Tabii ki “Evet!” demişti.Üs-tteki resimden diğer sayfaya geciniz go’rsele ilerleyn…
Narin soruşturması
Tarih: 15.08.2025 14:57
Narin cin*yeti soruşturmasında ailesinden sadece Baran Güran gözaltına alınmadı. Baran Güran, Ekol TV’ye yaptığı açıklamada kardeşi, annesi ve amcasının masum olduğunu savundu. Kat*lin komşuları Nevzat Bahtiyar olduğunu iddia eden Güran, görüntülerin ailesinin suçsuzluğunu kanıtladığını ve Nevzat Bahtiyar’a verilen cezanın ödül gibi olduğunu söyledi..Go’rsele ilerleyn…
Ben Erhan, 28 yaşında gencim
Tarih: 15.08.2025 14:39
Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız?
Adım Kenan 28 yaşımdayım, henüz 6 aylık evliyim, kaynanam dul bir kadın, kızı benimle evlenince yalnız kalmasına gönlüm razı olmadı yanımıza aldık. Kaynanam çok bakımlı güzel bir kadın bunu inkar edemem, kızı yani eşim gece vardiyasında çalıştığında biz kaynanamla evde yalnız kalıyorduk, bazen gece yarısına kadar sohbet ediyor gülüyor eğleniyorduk, hiçbir sorun olmuyordu. Ama o gün aklıma benim de istemediğim şeyler gelmeye başladı, bu sohbetleri artık bitirmeliyiz diye düşündüm kendi kendime bu yüzdende uzak durmaya çalıştım. Ben uzak durmaya çalıştıkça o daha da yakınlaşıyordu bazen kızıyla gerçekten mutlu olup oplmadığımı soruyordu, evet mutluyum diyordum, kendisinin gençlik anılarını anlatıyordu, gerçektende sohbet ederken hiç sıkılmıyorduk saatler nasıl geçiyor anlamıyorduk ama yinede yanlıştı bana göre. Kenan seninle sohbet etmek bana çok iyi geliyor sorunlarımı unutuyorum diyordu. Ona açık açık söylemesem de bana da iyi geliyordu aslında, ama kararlıydım artık bu uzun ve bitmeyen sohbetlerin sonu gelmeliydi kesinlikle karar vermiştim. O gece sohbeti kısa kestim uykum geldi bana müsade et yatayım ben dedim, kaynanam şaşırdı hayırdır bu ne acele neyin var dedi, yorgunum bu gece erken yatacağım dedim, sonra kaynanam bana,biraz daha dur dedi hemen yatma bekle dedi, yanıma yaklaşıp elini benim. devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirisniz..Go’rsele do’kunun…,
Soğuk bir sabah uyandım ve elimi kafama dokundurduğum anda dehşete kapıldım
Tarih: 13.08.2025 13:26

Yatak odasına geri döndüm, yatağın kenarına oturdum, yüzümü ellerimin arasına gömdüm. Pek çok olasılık geçti aklımdan bambaşka bir ten. Saç yok, tüy yok.
Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Hemen banyoya koştum, aynaya baktım: karşımdaki tanıdık olmayan yüz, ayak kemerlerinden yükselen gözlerle. Dudaklarım titriyordu.
“Sahi mi…” diye fısıldadım. Gözyaşları kontrolsüz aktı.Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz. Go’rsele do’kunun…