Hikayenin Devamı:
Kısa süre öncesine kadar kanserle zorlu bir mücadele veriyordum. Uzun aylar süren hastane yatışları, gücümü ve saçlarımı benden alan kemoterapi seansları... Ancak bir gün doktorumdan o mucizevi kelimeyi duydum: "Artık sağlıklısın."
Tam da o gün, hayatımın aşkı bana evlenme teklif etti. Mutluluk gözyaşları içinde "evet" dedim. Hemen hazırlıklara başladık ama aynaya her baktığımda dökülen saçlarımın ardında kalan o kel başımı görüyordum. O gün kendime güvenebilmek için harika bir peruk buldum. Eşimin akrabaları sağlık sorunları yaşadığımı biliyordu ama detaylara hakim değillerdi, bu yüzden peruğu fark etmeyeceklerini umuyordum.
Sonunda o büyük gün geldi çattı. Beyaz gelinliğim içinde, sevdiğim adamın yanındaydım. Düğün salonu ışıl ışıldı, loş ışıklar ve tatlı sohbetler eşliğinde her şey bir rüya gibi ilerliyordu... Ta ki o yanıma gelene kadar.
Kayınvalidem. Beni en başından beri hiç sevmemişti. Hastalığım yüzünden oğluna "sağlıklı" bir eş ve torunlar veremeyeceğimi düşünüyordu.
Bana sessizce arkamdan yaklaştı ve bir anda, yüzlerce kişinin ortasında peruğumu başımdan çekip aldı! Salonda zafer kazanmış gibi yankılanan tiz kahkahasıyla haykırdı:
"Bakın! Kel! Size söylemiştim ama bana inanmamıştınız!"
Salondaki bazıları kıkırdadı, bazıları şok içinde donakaldı, bazıları ise yüzünü çevirdi. Ellerimle başımı saklamaya çalışırken utanç, acı ve aşağılanmayla gözyaşlarına boğuldum. Eşim titreyen elleriyle bana sarılıp beni teselli etmeye çalışıyordu devamı icin sonrki syfaya gecinz...