Bütün emekli maaşımı verip okuttuğum oğlum, zengin karısının lafına bakıp beni bayram sabahı "Evimizde fazlalıksın" diyerek kapı dışarı etmişti; üç yıl sonra kış ortasında beş parasız sokakta kalıp sığındıkları o lüks sitenin asıl sahibinin, benim yıllar önce çöpten kurtarıp okuttuğum Selma olduğunu gördüklerinde neye uğradıklarını şaşırdılar.
Kışın ayazı kemiklerime işlerken, Selma’nın lüks sitesinin güvenlik kapısının önünde duran o iki silueti ilk gördüğümde tanıyamamıştım. Üzerlerinde incecik montlar, yüzlerinde yorgunluk ve çaresizlik… Ama gözler… O gözleri bir anne unutmaz. Oğlumdu. Yanındaki ise bir zamanlar beni küçümseyen, “Bu evde fazlalıksın” diyen gelinimdi.
Selma, yanımda dimdik duruyordu. Yıllar önce çöpten bulduğum o ürkek kız çocuğundan eser yoktu. Şimdi kendine güvenen, güçlü bir kadındı. Bana dönüp sakin bir sesle,
“İstersen içeri almayız,” dedi.
Sesinde öfke yoktu, ama geçmişin izleri vardı.
Bir an sustum. İçimde fırtınalar kopuyordu. O sabahı hatırladım… Bayram sabahıydı. Kapı önüne bırakılan valizim, yüzüme kapanan kapı… Oğlumun gözlerini kaçırışı…
“Anne, sen artık burada kalamazsın,” demişti.
O an kalbim kırılmıştı ama ses etmemiştim. Çünkü anneler, çocuklarının kırdığı kalbi bile sessizce taşır.
Şimdi roller değişmişti. Bu kez onlar kapıdaydı.
“İçeri alalım,” dedim sonunda.
Selma hafifçe başını salladı. Güvenlik görevlisine işaret etti. Kapı açıldı. Oğlum içeri adım atarken başını eğmişti. Bir zamanlar bana yukarıdan bakan gelinim ise etrafına şaşkınlıkla bakıyordu.
Salonun ortasına geldiklerinde, sıcaklık yüzlerine vurunca ikisinin de titremesi azaldı. Selma çay koydu. Sessizlik ağırdı. İlk konuşan oğlum oldu.
“Anne…” dedi, sesi titreyerek. “Biz… zor durumdayız.”
Başımı kaldırıp ona baktım. Gözlerinin altında morluklar, yüzünde pişmanlık vardı. Ama ben hemen yumuşamadım.
“Zor durum dediğin nedir?” diye sordum.
Gelinim araya girdi.
“İşlerimiz bozuldu… Evimizi kaybettik… Kimse yardım etmedi…” dedi.
Eskiden kibirle kurduğu cümleler, şimdi kırık dökük çıkıyordu ağzından devamı icin sonrki syfaya gecinz...