Elli yaş günümü kutladığım akşam, İstanbul’un sakin bir semtindeki küçük ama sıcak bir restoranda en yakın arkadaşlarımla bir araya gelmiştik. Masamız kahkahalar, eski anılar ve iyi dileklerle doluydu. Hayatımın yeni bir dönemine girerken, içimde tuhaf ama güçlü bir huzur vardı. Boşandıktan sonra geçen üç yıl kolay olmamıştı, fakat kendimi yeniden kurmayı başarmıştım.
Tam o sırada kapı açıldı.
Kapıdan içeri giren kişi, üç yıldır görmediğim eski kocamdı.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi kendinden emin adımlarla içeri girdi. Kolunda, kendisinden çok daha genç bir kadın vardı. Kadın zarif görünüyordu; bej bir elbise giymişti ve etrafına biraz çekingen, biraz da meraklı gözlerle bakıyordu.
Eski kocam kapıda durup yüksek sesle konuştu.
“Burası hâlâ aynıymış,” dedi alaycı bir gülümsemeyle. “Tam bir emeklilik kulübü havası var.”
Masadaki sohbet bir anda kesildi. Herkes ona dönüp baktı.
Paltosunu bile çıkarmadan doğruca bana doğru yürüdü. Yüzünde tanıdığım o kendini beğenmiş ifade vardı.
“Merhaba,” dedi. “Doğum günün kutlu olsun. Elli yaş büyük bir dönüm noktası.”
Elime bir hediye poşeti tutuşturdu. İçine baktığımda yaşlanma karşıtı bakım ürünleri olduğunu gördüm. Arkadaşlarımın yüzlerindeki şaşkınlık ve rahatsızlık açıkça belli oluyordu.
Sonra kolundaki kadına döndü.
“Tanıştırayım,” dedi gururla. “Nişanlım Anna. Kendisi bir model.”
Genç kadın hafifçe gülümsedi ve başını salladı. Ama ortamın gerginliğini fark ettiği belliydi.
Eski kocam konuşmaya devam etti. Sanki bir sahnede performans sergiliyordu.
“Hayatım son üç yılda çok değişti,” dedi. “Spor yapıyorum, formdayım, genç bir nişanlım var. İnsan hayatında ilerlemeli, değil mi?”
Sözlerinin ima ettiği şey açıktı. Beni küçük düşürmek istiyordu.
O an elimdeki bardağı masaya bıraktım. İçimde bir öfke yükselmedi. Aksine, garip bir sakinlik vardı.
Gülümsedim.
“Geldiğin için teşekkür ederim,” dedim. “Ve hediye için de.”
Bir an durdum.
“Aslında ben de seni biriyle tanıştırmak istiyordum.”
Masadaki herkes merakla kapıya baktı. Tam o anda restoranın kapısı yeniden açıldı.
İçeri uzun boylu, ciddi görünümlü bir adam girdi. Lacivert takım elbisesi vardı ve yanında iki kişi daha bulunuyordu. Restoranın ışıkları altında sakin ama otoriter bir duruş sergiliyordu.
Adam doğrudan bizim masaya doğru yürüdü.
Eski kocam ilk başta onu tanımadı. Ama adam yaklaştıkça yüzündeki ifade değişmeye başladı devamı icin sonrki syfaya gecinz...