Üç yıl… Dile kolay. Üç yıl boyunca aynı kahkahaya uyandım, aynı omuza başımı koydum, aynı hayalleri kurdum. Geleceğe dair planlarımız vardı; birlikte taşınacağımız evin balkonuna hangi çiçekleri dikeceğimizi bile konuşmuştuk. Ben bu ilişkiyi gerçek sanıyordum. O ise bir akşam, hiçbir şey olmamış gibi, gözlerimin içine bakarak gerçeği söyledi.
“Aslında ben bunu çok ciddiye almamıştım,” dedi. “Eğleniyorduk sadece.”
O an zaman yavaşladı. Sanki odadaki hava çekildi. Üç yıl “eğlence” miydi? Ellerim titredi ama sesim titremedi. “Demek öyle,” dedim sadece.
Telefonuna baktı, aceleci bir ifadeyle ayağa kalktı. “Zaten çıkmam gerekiyor. Biriyle buluşacağım.”
Biriyle. O “biri”nin bir kadın olduğunu anlamak için aptal olmaya gerek yoktu. Kapı kapandığında içimde bir şey kırıldı. Ama o kırılma beni dağıtmadı; keskinleştirdi.
O gece ağlamadım. Yatağın kenarına oturup uzun uzun düşündüm. Üç yıl boyunca onu en iyi tanıyan kişi bendim. Zayıf noktalarını, korkularını, en büyük hırslarını biliyordum. En önemlisi, toplum içindeki imajına ne kadar takıntılı olduğunu biliyordum. İnsanların gözündeki “kusursuz adam” maskesi onun en değerli varlığıydı.
İntikam planım işte o maskeye yönelik olacaktı.
Ertesi sabah ona hiçbir şey olmamış gibi mesaj attım. “Dün söylediklerin için teşekkür ederim. Belki gerçekten ilişkimizi hafif yaşamalıydık. Akşam müsaitsen bir kahve içelim mi?”
Şaşırdı ama kabul etti. Çünkü o, drama bekliyordu. Gözyaşı, bağırış, suçlama… Sakinliğim onu huzursuz etmişti. O huzursuzluk hoşuma gitti.
Buluştuğumuzda gülümsedim. Ona hak verdiğimi, aslında benim de fazla anlam yüklediğimi söyledim. Hatta yeni biriyle tanıştığımı ima ettim. Yüzündeki kısa süreli gerilimi yakaladım. Sahiplenme duygusu, egosuna ağır gelmişti.
Sonraki haftalarda sosyal medyada dikkatlice hazırlanmış bir oyun başlattım. Yeni bir spor salonuna yazıldım, kurslara katıldım, eski arkadaşlarımla daha sık görüşmeye başladım. Paylaştığım her fotoğraf, her hikâye bilinçliydi. Mutlu, güçlü, özgür bir kadın portresi çiziyordum. O ise hikâyelerimi ilk izleyen kişi oluyordu.
Ama planım sadece kıskandırmak değildi. Bu basit olurdu devamı icin sonrki syfaya gecinz...