Zekâ, genellikle doğuştan gelen sabit bir puan (IQ) olarak algılansa da modern psikoloji, zihinsel kapasitenin günlük alışkanlıklar, düşünme biçimleri ve öğrenme iştahı ile doğrudan bağlantılı olduğunu savunuyor. Bazı davranış kalıpları, farkında olmadan bilişsel gelişimi durdurabilir ve dışarıdan "düşük bilişsel farkındalık" sinyali olarak algılanabilir.
İşte uzmanların zihinsel keskinliği körelttiğini belirttiği ve genellikle düşük zihinsel esneklikle ilişkilendirilen 4 temel alışkanlık:
Zekânın en büyük yakıtı meraktır. Yeni bilgilere kapalı olmak, "neden" ve "nasıl" sorularını sormayı bırakmak zihinsel bir duraklama dönemine girildiğinin en net göstergesidir. Psikolojik araştırmalar, merak düzeyi yüksek bireylerin soyut düşünme ve problem çözme konularında çok daha çevik olduğunu gösteriyor. Eğer bir birey, bildikleriyle yetiniyor ve dünyayı anlamlandırmak için yeni pencereler açmıyorsa, bu durum bilişsel uyarılmanın yetersiz kaldığına işaret eder.
Bir işi sürekli ertelemek genellikle "tembellik" olarak adlandırılsa da bilişsel psikolojide bu durum yürütücü işlevlerin (planlama, odaklanma, karar verme) zayıflığı ile ilişkilendirilir. Zihinsel süreçlerini verimli yönetemeyen bireyler, karmaşık görevler karşısında strateji geliştirmek yerine kaçınma mekanizmasını kullanır. Bu alışkanlık, uzun vadede beynin sistemli ilerleme ve hedef odaklı çalışma kapasitesini sınırlayarak zihinsel performansı aşağı çeker devamı icin sonrki syfaya ilerleyn...