Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok
Kayınvalidem, evimin anahtarlarını kocamın hamile metresine uzatırken, dudaklarında sakin bir gülümseme vardı. “O daha çok hak ediyor,” dedi.

Kayınvalidem, evimin anahtarlarını kocamın hamile metresine uzatırken, dudaklarında sakin bir gülümseme vardı. “O daha çok hak ediyor,” dedi.

Yazar: admin • 13.01.2026 04:30

Kayınvalidem, evimin anahtarlarını kocamın hamile metresine uzatırken, dudaklarında sakin bir gülümseme vardı. “O daha çok hak ediyor,” dedi. 😔

Ben tepki vermedim.
Çocuklarımı biraz daha sıkı kucakladım, başımı yavaşça salladım.

Kimsenin bilmediği şey — ortamı ağır, ölümcül bir sessizliğe boğan gerçek — bu evin, bu hayatın ve onların sahip olduklarını sandıkları her şeyin parasını benim ödediğimdi.

Çocuklarım yanımda ağlarken, Derya anahtarlarımı başka bir kadının eline bırakıyordu. Araba yolunda donup kalmıştım.
Kocam Emre, sanki ben artık yokmuşum gibi gözlerini yere indirmişti.

İşte o an, her şey berraklaştı.

Ben Ceren.
On dokuz yaşındayken, kendi teknoloji şirketimi sıfırdan kurdum.
Emre’yle evlendiğimde şirketim zaten milyonlarca lira değerindeydi — ama bunu bilerek gizledim. Çünkü paraya değil, sevgiye dayanan bir evlilik istiyordum.

Bu yüzden sade giyindim.
Sessiz çalıştım.
Ailesinin beni “önemsiz” sanmasına izin verdim.

Ve bana öyle davrandılar.

Derya yaptığım her şeyi eleştirdi.
Aile yemekleri benim için yorucu birer sınava dönüştü.
Çocuklarım Sude ve Mert, çoğu zaman yok sayıldı, dışlandı.
Emre ise her seferinde aynı şeyi söyledi:
“Huzur için katlanmamız lazım.”

Katlandım.
Ta ki huzur, korkuya dönüşene kadar.

Emre geceleri geç gelmeye başladı.
Telefonu elinden düşmez oldu.
Bir tartışma sırasında, kızımın gözleri önünde bana vurdu.

O an, içimde bir şey koptu.

Kısa süre sonra ikinci telefonunu buldum.
Mesajlar…
Planlar…
Fatma isimli bir kadın…
Ve bir hamilelik.

Beni hayatından silmek için kurulmuş kusursuz bir düzen.

Onunla yüzleştiğimde, ailesi bir mahkeme heyeti gibi karşıma dikildi.
Derya, Elif’in “eve ihtiyacı olduğunu” söyledi.
Emre ise bana soğuk bir bakış attı.

“Bir haftan var.”

O hafta, yavaş ve bilinçli bir silinme süreciydi.
Ve son gece…
Beni evden gönderişlerini kutlarken gülümsedim.

Çünkü ayaklarının altındaki zeminin, çoktan çatlamaya başladığından haberleri yoktu.

Ve bazı gerçekler…
Ortaya çıktığında, her şeyi geri dönülmez şekilde değiştirir.

Son geceydi.

Salonun ortasında, Emre’nin ailesinin yıllardır “bizim ev” dediği o evde, masanın üstünde şampanya kadehleri dizilmişti. Derya, üstüne yakışan o kendinden emin ifadesiyle koltuğa kurulmuş, sanki bir zafer kazanmış gibi kahkahalar atıyordu. Emre’nin kardeşi, Elif’i — onların dilinde “hamile metres” değil de “gelin adayı” — yanına oturtmuş, karnını okşuyor, “bebeğimize” diye diye konuşuyordu.

Ben ise kapıya yakın bir köşede, Sude ve Mert’i uyutmuş gibi yaparak kucağımda tutuyordum. Çocukların gözleri açıktı. Sude’nin kirpikleri ıslaktı; Mert, nefesini tutar gibi, benim kalbimin üzerine bastırdığı küçücük eliyle titriyordu.

Emre bakmadı bana. Bakarsa, bir şeyler hatırlamak zorunda kalacakmış gibi korkuyordu belki. Ya da bakmamayı seçmek daha kolaydı devamı sonrki syfda...

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: Wordpress