Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok
2026 yılbaşı yeni yıla saatler kalmıştı

2026 yılbaşı yeni yıla saatler kalmıştı

Yazar: admin • 31.12.2025 13:32

2026 yılbaşı yeni yıla saatler kalmıştı..
Saat daha on bire gelmemişti. Yeni yıla girmemize vardı ama bana kalırsa o gece benim için yıl çoktan bitmişti.

Kapı yüzüme kapandığında çıkan sesi hâlâ kulaklarımda taşıyorum. Öyle sert değildi aslında, ama kesin bir sesti. Geri dönüşü olmayan cinsten. Kilidin dönme sesi, içeride kalan hayatımın mühürü gibiydi.

“Git ne halin varsa gör,” dedi büyük oğlum.
Sesi titremedi bile.

Küçüğü gözlerimin içine bakmadı. Oysa onu ateşler içinde sabaha kadar başında bekleyen bendim. Ateşi düşsün diye alnına ıslak bez koyan, uyumadan sabaha çıkaran bendim.

O an ne bağırdım ne ağladım. Sadece sustum. Çünkü sustuğumda daha güçlü olduğumu onlar benden iyi öğrenmişti.

Elimde küçük bir poşet vardı. İçinde yedek çorap, eski bir kazak ve yıllardır sakladığım bir fotoğraf. Üzerimde eski pardösüm… Soğuk, kemiğime kadar işliyordu ama asıl üşüyen içimdi.

Sokağa adımımı attığımda kar yağıyordu. İnce ince, sessizce… Tıpkı yıllardır içime yağanlar gibi.

Ben bu çocukları yoksullukla büyüttüm.
Yokluğun ne demek olduğunu bilerek büyüttüm. Sobanın başında sırayla ısındığımız geceler vardı. “Anne sen üşüme,” derlerdi küçükken. Şimdi beni bu soğukta sokağa bırakan aynı çocuklardı.

Her şeylerine karışmışım.
Öyle diyorlar.

Evet, karıştım.
Çünkü babaları öldüğünde en büyüğü on iki yaşındaydı. Karışmasaydım savrulacaklardı. Karışmasaydım bu ev, bu düzen, bu masa olmazdı.

Onları iş sahibi yaptım.
Borçla, sabırla, uykusuz gecelerle…

Ve şimdi…
Bir yılbaşı gecesi, sanki fazlalıkmışım gibi kapının önüne konuldum.

Sokakta yürürken herkes bir yere yetişiyordu. Ellerinde poşetler, pastalar, şişeler… Kahkahalar. Benimse gidecek bir yerim yoktu. Ama bilmedikleri bir şey vardı.

O evin tapusu benim üzerimeydi.

Bunu bilmiyorlardı.
Çünkü onlara hiç söylememiştim.

Benim ağzım kapalıdır. Sırrımı kimseye kolay kolay vermem. O tapu, yıllardır cebimde taşıdığım bir kağıt parçası değil; sessiz bir emekti.

Eşim öldüğünde o ev yarım kalmıştı. İnşaat borç içindeydi. Kimse yüzüme bakmadı. “Sat, kurtul,” dediler. Satmadım. Gece gündüz çalıştım. Temizlik yaptım, dikiş diktim, başkasının çocuğuna baktım. O evi tamamladım. Tapu benim adıma çıktı. Çocuklar küçük olduğu için üstlerine almadım. “Zamanı gelince,” dedim.

Zaman gelmişti demek.

Bir banka ATM’sinin önünde durdum. İçeri girdim. Isındım biraz. Camdan dışarı baktım. Kar hızlanmıştı. Saatime baktım. On bire on vardı.

Yeni yıla girmeden önce, hayatımın hesabını kapatmak istedim.

Cebimden telefonu çıkardım. Ellerim titriyordu. Bir numara çevirdim. Avukatım. Yıllardır ailemden bile sakladığım tek kişi.

“Alo,” dedi.
“Benim,” dedim. “Şimdi başlat...

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress