Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok
Üç aylık kızımı sadece on dakika kayınvalideme bıraktım — döndüğümde bebeğimin yüzü kıpkırmızıydı ve sadece iki saat sonra ambulans doktoru gözlerimin önünde bağırdı: “Hemen ameliyathaneye alın ve polisi arayın!”

Üç aylık kızımı sadece on dakika kayınvalideme bıraktım — döndüğümde bebeğimin yüzü kıpkırmızıydı ve sadece iki saat sonra ambulans doktoru gözlerimin önünde bağırdı: “Hemen ameliyathaneye alın ve polisi arayın!”

Yazar: admin • 22.12.2025 12:47

Üç aylık kızımı sadece on dakika kayınvalideme bıraktım — döndüğümde bebeğimin yüzü kıpkırmızıydı ve sadece iki saat sonra ambulans doktoru gözlerimin önünde bağırdı: “Hemen ameliyathaneye alın ve polisi arayın!”

Kayınvalidemle hiç anlaşamadık. Daha ilk günden beni oğlunun hayatındaki geçici bir hata olarak gördü. Konuşmamı, bebeği tutuşumu, giyinişimi, nefes alışımı beğenmiyordu. Her hareketim yorumla geliyordu: “Yanlış tutuyorsun”, “Yanlış besliyorsun”, “Çok panik yapıyorsun.” Dayandım. Kocam için.

Kızımız üç aylık olduğunda, kayınvalidemin evine kısa bir uğradık. Bebeği kucağımda tutuyordum; yumuşakça nefes alıyordu, minik burnu göğsüme yaslanmıştı. Birden kayınvalidem koşup çocuğu ellerimden kaptı.

“Büyükanneye kalsın,” dedi, karar zaten verilmiş gibi bir tonda.

“Lütfen, bana geri verin,” anında kaygı yükseldi içimde. “Onu doğru düzgün nasıl tutacağınızı bilmiyorsunuz.”

Kayınvalidem sırıtarak bebeği kendine bastırdı.

“İki çocuk büyüttüm. Senden daha iyi bilirim.”

Kocama baktım, destek umarak. Gözlerini kaçırdı ve mırıldandı,

“Anne, dikkat et…”

“Ah, bırakın,” diye elini salladı.

Kabul etmek zorunda kaldım. Kendime sadece on dakika diyordum. Sadece on.

Ama daha az sürdü. Çok daha az.

Yan odadan tiz, vahşi bir çığlık geldi. Sıradan bir bebek ağlaması değil, içini sıkan türden. Ayağa fırladım ve koştum. Kızım histerik bir şekilde çığlık atıyordu, yüzü kıpkırmızı, ağlamaktan nefes nefese kalmış, tüm vücudu kıvranıyordu.

“Ona ne yaptın?!” diye çığlık attım, bebeği kayınvalidemin ellerinden kaparak.

“Hiçbir şey,” diye soğukça cevap verdi. “Ağlamaya başladı. Tıpkı annesi gibi histerik.”

Ama bu normal bir ağlama değildi. Hemen anladım. Kızım sanki korkunç bir acı çekiyormuş gibi çığlık atıyordu. Sakinleşemiyordu, minik vücudu geriliyordu, yüzü gittikçe kızarıyordu. Onu kendime bastırdım, ama sanki kollarımı hissetmiyordu.

Kocam beni sakinleştirmeye çalıştı:

“Bütün bebekler böyledir, panik yapmayı bırak.”

Kimseyi dinlemedim. Ceketimi, çocuğumu, belgeleri kaptım — ve hastaneye gittik.

Acil serviste doktor bebeği kucağına aldı, inceledi ve yüzü anında değişti. Artık sakin konuşmuyordu.

“Doğru ameliyathaneye,” diye yüksek sesle hemşireye söyledi. “Ve polisi arayın. Hemen.”

Bacaklarım tutmadı. Ne olduğunu ve kayınvalidemin çocuğuma ne yaptığını öğrendiğimde dehşete düştüm..

Sonra, gözyaşları ve titreyerek anlattılar. Kayınvalidem üç aylık kızıma et vermiş. Gerçek et.

Henüz çiğneyemeyen, böyle yiyecekleri yutamayan, sindirim sistemi hazır olmayan bir bebeğe. Parçalar yemek borusunda ve sonra bağırsaklarda takılmış. Akut tıkanıklık başlamış, dayanılmaz ağrı ve yırtılma riski..Devamı sonrki syfda..

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress