
Tahsin’in alnından soğuk terler süzülürken, kasanın önünde herkesin bakışları üzerinde toplandı. Ne kadar uğraşsa da kartları çalışmıyordu. Durumu anlamaya çalışırken içindeki panik büyüdü. Telefonunu çıkarıp bankayı aramak istedi ama o anda fark etti ki telefonu da kapanmıştı… Şarjı bitmişti.
Tam o sırada, market kapısından içeriye yırtık montlu, küçük bir kız girdi. 10-11 yaşlarında, saçları dağınık, gözleri kocaman ve merakla etrafı süzüyordu. Kasaya doğru yaklaşırken Tahsin’e baktı. Adamın gözlerindeki çaresizliği, kızın fakir hayatında bile sık görmediği bir kırılganlıktı.
Kız, yavaşça cebinden buruşmuş bir 20 lira çıkardı.
“Amca… istersen ben yardım edebilirim.” dedi.
Tahsin başını kaldırdı, önce duyduğuna inanamadı. Küçücük bir kız, ona mı para teklif ediyordu?
“Yok… yok, sen yanlış anladın. Ben… hallederim.” dedi titrek bir sesle.
Ama kız kararlıydı. Kasiyere döndü:
“Market abi, amcanınkinden 15 liralık eksik varsa ben verebilirim.”
Nurten Hanım şaşkındı. “Kızım, bu alışveriş yüzlerce lira…”
Kız dokunaklı bir şekilde gülümsedi.
“Ben sadece 15 lira verebilirim ama… belki yardım eder.”
Bu sözler, Tahsin’in kalbine tokat gibi çarptı. Onca zenginlik içinde, yüzlerce kişiye üstünlük taslamıştı ama küçücük bir çocuktan gördüğü bu iyiliğin onda bıraktığı etki tarif edilemezdi.
Tahsin gözleri dolarak eğildi, kızın elindeki parayı geri itti sonrasında..g'rsele ilerlyn devamı sonrki syfada..