
Hayatın kıyısında, özgürlüğün hayalini kuran bir mahkum, son dileğini gerçekleştirmek için gün sayıyordu. Yıllarını demir parmaklıklar ardında geçiren bu adam, bir zamanlar hayatının neşesi olan sarı bir Labrador Retriever'ı tekrar kucaklayabilmeyi arzuluyordu. Her gün, köpeğinin ona olan sevgisini ve sadakatini düşünerek geçiyor, gözlerini kapattığında, onun sıcak bakışlarını hayal ediyordu. O an, özgürlüğü temsil eden bir umut ışığı gibi parlıyordu. Nihayet o gün geldiğinde, mahkumun kalbi hızla çarpıyordu; köpeği, ona doğru koşarak gelince, sanki tüm dünya durdu. Aralarındaki bağın gücü, onca acı ve hüsranı bir anda unutturacak kadar derindi. O an, yalnızca bir kucaklaşma değil, ruhlarının yeniden birleşmesiydi; sıcaklık ve sevgi dolu bir anı olarak hafızalarına kazınacaktı.
g'rselden ilerlynz de'vamı sonraki sayfada.