
Sabah güneşinin ilk ışıkları odayı aydınlatırken, bir şeylerin yolunda gitmediğini hissetmiştim. O an, kreşin köşesinden gelen tuhaf bir yanık kokusu burnuma kadar ulaşmıştı. İçimdeki korku dalgalarıyla birlikte, hızla kameranın kaydını inceledim. Gözlerim, minik bebeğimin yataklarının yakınındaki prizdeki alevlerin dansını izlerken, kalbim hızla çarpmaya başladı. Her şeyin nasıl bir anda tehlikeye dönüşebileceğini düşündüm; o küçük yuvanın hangi kaosla karşı karşıya kaldığını hayal ettim. Aniden yaşanan bu olay, bana hayatın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha hatırlatıyordu. Gözlerimi kapatıp derin bir nefes almak istedim; ama korkum, göğsümde bir kurşun gibi ağırlaşıyordu.Devamı sonrki sayfda..