
Bir yaz gününün sıcaklığında, yola düşen iki genç otostop yapmaya karar verdiler. Günlerdir süren yolculuklarında, belki de en uzun ve en heyecan verici bölümdeydiler. Uzaklardan gelen araçların gürültüsü arasında, hayal ettikleri özgürlüğe adım adım yaklaşıyorlardı. O sırada, yolda beliren lüks bir otomobil, gençlerin umutlarını yeşerten bir ışık gibi parladı. Aracın kapıları aniden açıldı ve içinden gülümseyen bir yüz belirdi: iş insanı Ömer Er. Kendisi, çalışma disiplini ve başarılarıyla tanınan bir isimdi; ancak bugün, sıradan bir yolculuğun parçası olmayı tercih ediyordu. Gençlere yardım etmek, belki de kendisine hatırlatacak bir yolun başlangıcı olabilirdi. Bu an, sadece bir yolculuk değil, aynı zamanda birbirinden farklı hayatların birleşim noktasıydı.
D'vamı sonraki say'fada..