Uçuş gününde, havaalanının renkli atmosferinde, annesiyle birlikte parlayan birinci sınıf biletleriyle ilerleyen kocamın arkasında, çocuklarımla birlikte ekonomi sınıfında beklemenin ağırlığını hissettim. İçimde bir kıvılcım yanmaya başladı; bu sadece bir uçuş değil, aynı zamanda bir ders verme fırsatıydı. Gözlerim, binlerce yolcunun akışı içinde kaybolmuştu ama ben kendi içimde büyük bir fırtına koparıyordum. Onun lüks içinde yolculuk yaparken ne kadar şanslı olduğunu düşünmesi, düşündürmesi gerekti. Çocuklarımın masum bakışları, benim sınırlı olanaklarla nasıl da dengede kalmaya çalıştığımı hatırlatıyordu. Kendi küçük dünyalarımızda, alışılmışın dışına çıkarak bir şeyleri sorgulamak, belki de büyütmek için bir fırsat yarattım. Yavaşça, uçağımıza doğru yöneldik; ama bu yolculuk, sadece fiziksel bir mesafeden ibaret olmayacaktı.
g'rselden ilerlynz de'vamı sonraki sayfada..