
Bir gün, caddelerin köşelerinde kaybolmuş ve gözleri umutsuzluk dolu bir adam, özel kuvvetlere katılmak için bir askeri alım ofisine girdi. Gömleği yırtık, pantolonu ise toprak içinde kalmış bir haldeydi. Ofisteki askerler, gülüşmelerle adamın isteğini alay konusu yapmaktan çekinmediler; 'Sen bu hale gelmişken mi, özel kuvvetlere katılmayı düşünüyorsun?' dediler. Adamın yüzündeki acı, gözlerindeki kararlılıkla birleşince, bir anda ofisteki atmosferi değiştirecek bir şey olmasını beklemek çok da zor değildi. O an, işlerin alışıldık akışının bir anlığına durması gerektiği hissi belirdi. Dış görünüşlerinin ötesinde bir cesaret ve azim barındıran bu adam, belki de onları yanıltacak bir öykünün başlangıcındaydı. Ve sadece bir bakışla her şey değişebilirdi. de'vamı sonraki sayfada..