İçinden çıkardığı şeyi görünce ellerim titremeye başladı.
Bu, yıllardır Mehmet’in çalışma odasında gördüğüm eski deri kaplı bir defterdi.
Kapağındaki küçük çizik bile tanıdıktı.
Mehmet’in yıllarca kullandığı defter.
Onu en son, ölümünden birkaç gün önce çalışma masasının üzerinde görmüştüm.
“Bunu nereden buldun?” diye fısıldadım.
Kerem cevap vermedi.
Defteri yavaşça önüme bıraktı.
“Bunu size vermeden önce defalarca vazgeçmeyi düşündüm,” dedi. “Ama babamın vasiyeti yüzünden artık daha fazla bekleyemezdim.”
Bir an nefes alamadım.
“Baban mı?”
Kerem başını eğdi.
“Mehmet.”
Sanki kafedeki bütün sesler bir anda kesildi.
“Ne dedin sen?”
Kerem gözlerimin içine baktı.
“Mehmet benim babamdı.”
Sandalyeye tutunmasaydım yere düşecektim.
“Bu imkânsız.”
“Biliyorum.”
“Mehmet’in başka bir çocuğu yoktu.”
“Size öyle söylemiş.”
Gözlerim doldu.
Öfke, şaşkınlık ve acı birbirine karışmıştı.
“Bana yalan mı söyledi?”
Kerem başını iki yana salladı.
“Hayır. En azından size söylememesi gereken bir yalan değildi. Çünkü annemle tanıştığında çok gençti. Birbirlerini seviyorlardı. Fakat aile baskısı yüzünden ayrıldılar. Annem hamile olduğunu öğrendiğinde Mehmet çoktan başka bir hayat kurmaya başlamıştı.”
“Peki beni neden hiç bırakmadı?”
Kerem’in gözleri doldu.
“Çünkü sizi gerçekten seviyordu.”
Bu cümle beni daha da yaraladı.
“Bunu nereden biliyorsun?”
“Çünkü bana yıllarca sizden bahsetti.”
Defterin kapağını açtı.
İlk sayfada Mehmet’in el yazısını gördüm.
Yazıyı tanımamam mümkün değildi.
“Eğer bir gün bunu okuyorsan, demek ki artık sana söyleyemediklerimi söyleme zamanı gelmiş.”
Parmaklarım titredi.
Kerem, “Devamını siz okuyun,” dedi.
Sayfaları çevirdim.
Mehmet, hayatının farklı dönemlerinden söz etmişti.
Gençliğinden, ailesinden, korkularından...
Sonra benimle tanıştığı günü anlatmıştı.
“Onu ilk gördüğümde hayatımın geri kalanını onunla geçirmek istediğimi anlamıştım.”
Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı.
Ama birkaç sayfa sonra başka bir gerçek ortaya çıktı.
Mehmet, yıllar önce Kerem’in annesini bulmuştu.
O sırada Kerem henüz çocuktu.
Onunla görüşmek istemiş, fakat annesi bunu kabul etmemişti.
Mehmet yine de gizlice yardım göndermişti.
Kerem’in okul masraflarını, üniversite ücretinin bir bölümünü ve zor zamanlarında ihtiyaç duyduğu bazı giderleri karşılamıştı gorsele ilerleyin devamı diger sayfda....
Fotoğrafa dokunarak ilerleyin devamı sonraki sayfada...